GÜNDEM > İNTERNET ÖZEL


Lenny Kravitz - Kuruçeşme'yi kutsayan rock star

Tarih: 30 Temmuz 2008 Çarşamba. Mekân: İstanbul Kuruçeşme Arena. Hedef: Hakiki bir rock starını, on parmağında on marifeti olan, Lenny Kravitz'i CANLI izleyebilmek.


Nükhet Polat

Sonunda beklenen gün gelmiş, aylar öncesinden itinayla alınmış biletler elimizde, erkek arkadaşla ve Lenny hayranı bir ablayla, başlangıç saati 21.00 olarak belirtilen konser için bir buçuk saat öncesinden yollara düşülmüştür. Başlangıç noktası Yeniköy, varış noktası Kuruçeşme Arena, sahil trafiğiyse ilerlemeyen türden. Normalde yarım saatte ulaşılabilecek Kuruçeşme'ye bir saat sonra hala varamayınca, telaşa kapılan abla taksiden fırlar ve uzun bacaklarıyla yürümeye başlar. Bacakları daha kısa olan bizler ise kan ter içinde gözden kaybolan ablanın peşinden konser alanına doğru gideriz.

Konser alanına ulaştığımızda saat nerdeyse 21.00 olmuştu. Kapılarda uzun kuyrukların olmasına karşın rahat ilerledik. Neyse ki trafiğe takılan tek biz değilmişiz, Lenny Abi'mizin de sahnede yaklaşık bir saat kadar geç belireceğinden haberdar değildik o sırada (Daha sonra trafikten dolayı(!) "birkaç dakika" geciktiği için özür diledi izleyiciden). Biz de bu arada içki satan standlara yöneldik. Biranın özellikle şişede verilmeyip kağıt ve plastik bardaklarda satılması, aramızda "Tabii, yoksa birileri Lenny'nin kafasına şişe mişe fırlatır neme lazım" türünden ironik-geyik cümleler kurmamıza sebep olmuş olsa da, kısa süre sonra görülen manzara "İyi ki bu seyircinin eline şişe verilmedi," dedirtti.

Lenny Kravitz geciktikçe, seyirci huysuzlaştı. Konser alanına girdiğimizde, insanların ellerinde anlamsızca tuttukları mavi fosforlu plastik çubukları fark etmiştik. Başkişimiz sahnedeki yerini bir türlü almayınca, bu arkadaşlar "Herhalde elimize bu çubukları, sahneye fırlatıp konser kültürümüzün olmadığını göğsümüzü gererek gösterebilmemiz için verdiler," diye düşünmüş olmalılar ki, yuhalamalar eşliğinde o çubuklara "şıklık"(!) dışında bir işlev daha yüklediler. Seviyesiz seyircinin sahneyi fosforlu çubuklarla döşeme çabası sırasında sahneye kadar ulaşamayan bu cafcaflı nesneler kimi seyirci kafasına da denk geldi. Çubukların yanı sıra bir kaç plastik bardak da görür gibi oldum.

Tatsız seyircinin tatsızlığı bütün gece sürdü diyebilirim. Sahnenin önündeki VIP bölmesinin (maalesef dışında) sol tarafında izlediğim konser boyunca, demir setlerle sınırları belirlenmiş bölmede, konserle ilgisi olmayan pek çok sözde seyirci görmek olasıydı. Konser sırasında sırtını sahneye çevirerek "halk" kesiminde tanıdıklarına bakınarak, sağa sola el sallayarak, bir kokteyle gelmişçesine aralarında sohbet ederek, konsere es kaza gelmiş görüntüsü veren insan toplulukları yok değildi.

Peki ya konser? Muh-te-şem-di. Saat 21.50 civarında, "Bring It On"un ilk notaları işitildi ve yaklaşık iki saat sürecek olan, rock, soul, funk tınılarının sahnedeki o tek bedende eridiği, görsel ve işitsel bir kutsama töreni başlamış oldu. Şölen, "Always On The Run", "Stillness of Heart", "It Ain't Over 'Til It's Over", "Be", "Fields of Joy", "Fly Away", "Where We Are Running", "Dancin' 'Til Dawn", "Dig In" gibi, Kravitz'in 1989 ile 2008 arasında ürettiği albümlerinden parçalarla sürdü.

İlk saatte olabildiğince donuk olarak tanımlanabilecek izleyici, ikinci saatte "Fly Away" gibi hit parçalar çalınca neşesini buldu ve katılım arttı. Bununla birlikte, fosforlu çubuk atmada öncüler arasına girebilecek kitle, şarkılara eşlik etmek konusunda bu "ataklığını" gösteremedi. Şarkılara katılım konusundaki çekimserliği gören Kravitz, bir ara sözcüğü sözcüğüne kopya verdi izleyicisine. "Don't sing it for me, sing it for us" sözleri ayrı bir hoşluk kattı. Yine de genel olarak sönük kaldı katılım oranı.

Konserin ikinci saatte canlanmasının tek sebebi, main stream dinleyicisinin radyodan veya müzik kanallarından aşina olduğu hit parçaları tanıması değildi. Bu konserde, Lenny Kravitz'in zaten çok iyi bildiğimiz ve o tarihte, o saatte Kuruçeşme'de bulunmamıza sebep olan müzikal yeteneğinin ve üstün nitelikli sesinin yanı sıra, başka renklere sahip olduğunu da gördük. Biz o gece, sahnesine olduğu kadar izleyicisine de olabildiğince hâkim bir orkestra şefinin gösterisine tanıklık ettik. Bu noktada Kravitz'le sahneyi paylaşan diğer müzisyenlere buradan bir saygı duruşunda bulunmak gerek: Ritm gitarda Craig Ross, bas gitarda Anthony Breit, saksofonda Karl Denson ve Harold Todd, trompette Michael Hunter, klavyede George Laks, ve davulda Franklin Vanderbilt. Tüm bu müzisyenlerin sahnedeki doğaçlamaları ve jam session'lar, herkesin aklında kalacak gitar soloları olağanüstüydü. "Gitarı ağlatmak" sözünün ne anlama geldiğini bu konserde tekrar gördük. Konseri piyanosuyla eşlik ettiği "Let Love Rule"la tamamlayan Kravitz'in, parça sırasında piyanosundan kalkıp seyircinin arasına katılmasıysa konserin zirve anlarından biriydi.

Bis ise herkesin bildiği bir şarkıyla gerçekleşti. Kravitz'in izleyiciye yönelttiği "I wanna ask you something" sözleri, kısa bir sessizlik ve ardından olağanüstü enerjisiyle "Are You Gonna Go My Way"in girişi...
Kravitz, NTV kanalına verdiği bir röportajda kendini bir rock star olarak görmediğini söylemiş olsa da sahne performansı, müzikalitesi, orkestra şefliği ve kendini sunumuyla tam da hakiki bir rock star olduğunu gösterdi. Sound'un görüntüyle, sahne şovuyla ve beden diliyle birbirini tamamladığı bir gösteri izledik Kuruçeşme'de. Rock star olarak tabir edilen kişi, tam da bu sözü edilen unsurları kendinde birleştirmesini bilen kişidir. Hoş olan bir diğer ayrıntıysa, sanatçının mütevazı ve samimi tavrıyla İstanbul seyircisine ilettiği sevgi ve barış üzerine sözleri oldu. Özellikle izleyiciye olan nazik tavrı, şöyle bir cümle kurmamızı olanaklı kıldı: "Kuruçeşme'den efendi bir rock starı geçti".


4 Ağustos 2008

sayı:27

Puan: 4.5/5 (Toplam 4 oy)


Yorum sayısı: 3
   
deff > 06/08/2008 00:19:38

eh, gidemedik göremedik tabi...
 
ozgurersin > 05/08/2008 20:07:22

gerçekten inanılmaz bir konserdi. Lenny çok mütevazi ve gerçek bir rock starı, en önemlisi bir müzik insanı. Biz onu davet etmiştik ama adeta o bizi evine kabul etti o konserde. Konser doğaca çok açıktı. Özellikle michael ve harold sax ve trompetle harikalar yarattı. maalesef mekandan mıdır nedir, seyirci keşke SEVGİ DEVRİMİ'ne daha fazla katılabilseydi. Aslında Tool konserine de bu mekanda gitmiştim ama seyirci o konserde seyirci çok çok iyiydi. soul, rock, jazz derken ben harper'dan beri (galiba 97'ydi..) bu kadar iyi bir konsere gitmemiştim.
 
barisyazganc > 04/08/2008 17:17:40

Gerçekten de sahne performansı harika idi.. Seyirciyle bütünleşmesi ve samimi davranışları olumlu idi. Fakat konsere neredeyse 1 saat kadar geç başlaması biraz seyircinni canını sıkmıştı.. Ama herşeye rağmen Lenny Kravitz'i canlı izlemek keyifliydi.. Seyircinin arasına dalarak omuzlarda gezmesi ise uzun zamandır rock konserlerinde göremediğimiz hareketlerdendi..
 



 
Replikas
Bugün varım, yarın yokum (3:43)
The Day the Earth Stood Still
Filmin fragmanı (1:50)
Gavin Rossdale
Love Remains the Same (4:8)
Australia
26 Aralık 2008'de gösterime girecek filmin fragmanı... (1:31)
Harry Potter ve Melez Prens
Filmin fragmanı (1:41)
Babazula'yla kısa bir söyleşi
Murat Ertel ne tür müzik yaptıklarını anlatıyor.. (2:31)
Her Şeye Evet / Yes Man
Filmin fragmanı (1:38)
Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi / The Curious Case of Benjamin Button
Filmin fragmanı (2:34)
Gran Torino
Filmin fragmanı (2:24)
Radiohead
House of Cards (4:32)
Ran üyeleriyle bir söyleşi
Karanlık albümünün ardından Cenk Ünnü ve Murat Çelik'le lafladık... (6:25)
Sevgi Fırtınası / Nights in Rodante
Filmin fragmanı (2:26)
Yalanlar Üstüne / Body of Lies
10 Ekim'de gösterime girecek filmin fragmanı (2:27)
Emre Aydın & Gripin
Sensiz İstanbul'a Düşmanım (4:42)
Usher
Love in the Club (6:8)
Terminator Salvation
2009'da gösterime girecek filmin trailer'ı (0:54)
The Kooks
Ooh La (3:40)
tikTak
Vazgeçme (5:6)
Robbie Williams
She's Madonna (5:37)
Lily Allen
Littlest Things (3:17)
30 Seconds to Mars
The Kill (4:49)
Quantum of Solace
7 Kasım 2008'de ülkemizde ve tüm dünyada gösterime girecek filmin fragmanı. (1:46)
Lafee
Heul Doch (3:49)
Jimmy Eat World
Rockstar (3:48)
Guns 'n' Roses
Knocking On Heaven's Door (5:10)
 
Coldplay
Joan Jett
Stil
Son dakika
S&C: Öztürk
Ayrıca...
Editörün Yazısı İnternet Özel
Ajanda Soru & Cevap

DİĞER HABERLER

 
Ana sayfa   |   Gündem   |   Rehber   |   Haberler   |   Dosya   |   Yazarlar   |   İnternete Özel   |   Soru & Cevap   |   Konser   |   Albüm   |   Sinema   |   Hotlist   |   Top 10   |   Galeri     RSTV   |   DVD   |  Forum   |   Künye   |   İçindekiler   |   Bize Ulaşın   |   Gizlilik   |   Kullanım Koşulları
 
Copyright © 2006- 2009 - Tüm hakları saklıdır.
GD Gazete Dergi Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım CBG