GÜNDEM > İNTERNET ÖZEL


"Pardon, birlikte oynayabilir miyiz?"

"Electronica"sı olmuş ama ya "Festival"i?.. W. Leimer, 11-12 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Electronica Festival 2008 izlenimlerini yazıyor.


W. Leimer

Yaklaşık 1,5 aylık festivaller zincirinin sonuncusu olan Electronica Festival, geçtiğimiz hafta sonu, 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleşti. Nerdeyse her hafta sonu bir festivalin olduğu bu dönem oldukça yorucuydu. Ekip olarak kendimizi bir orada, bir burada her türlü müziği dinlerken bulduk. Electronica Festival bütün bu festivaller içerisinde dans müziğine odaklanan tek etkinlik olduğundan benim için yeri ayrıydı. Sahne alan isimlerin önemi de cabası. Performansların kötü olduğunu söylemek mümkün değil ancak genel olarak ben ortada bir festival havası göremedim.

1997 senesindeki 1. Dance & Techno Festivali'nden beri onlarca organizasyonun içerisinde aktif olarak görev yapmış bir insan olarak benim gözlemim özellikle 2000'li yılların ortasından itibaren dans müziğiyle ilgili event'lerdeki büyünün bozulduğudur. Denebilir ki rakamlar öyle söylemiyor, insanlar hala yaz aylarındaki partilere gitmeye devam ediyor. Ancak bu türün takipçisi bir çok kimse için 90'ların sonu, 2000'lerin başlarındaki Parkorman ve Ada partileri, özlemle anılan nostaljik olaylar. Bunun bence iki önemli sebebi var. Birincisi, organizatörlerin mekan ve ambians olarak izleyiciye bir yenilik sunamamaları. Çalan insanlar değişse de yıllardır aynı yerlerde benzer sahneler önünde olmak artık insanları etkilemiyor. Event'leri birbirinden ayırmak sadece çalanlara kalmamalı. Electronica'yla aynı gün Hollanda'da yapılan Dance Valley için hazırlanmış sahnelere aşağıdaki linkten bakılırsa dediğim daha iyi anlaşılacak. İkincisi ve en önemlisi, yıllar içinde artık çekilmez boyuta gelen, müzikle uzaktan yakından ilgili olmayan ve gerçek dinleyici tarafından "apaçi"den "patırdak"a kadar bir sürü isim takılan insan güruhu. Bu tür event'lerdeki en önemli konu izleyicinin kendisini olabildiğince rahat hissetmesi ve kendini bırakarak dans etmesi, yanındaki insanları tanımasa bile iletişim kurması ve eğlenmesidir. Ancak bu insanlar bir tedirginlik yaratıyorsa, maalesef eğlenmek mümkün olmuyor. Bu sorun belki hep vardı ama 8 erkeğin çember yapıp ortasında "oynadığı" bir boyutta değildi. Başlıktaki soru editörümüz S'ye soruldu ve biz katılarak güldük ama düşününce neye güldük pek emin değilim.

Performanslara gelince... Bütün çalanlar arasında benim üç favorim var. Cuma akşamı Kruder&Dorfmeister canlı performansıyla bence çok iyiydi. Salon gibi düzenlenmiş sahne, iki canlı vokal ile tam bir ev partisi havası yarattılar. Tabi güvenliğin (aslında haklı olarak) bütün engellemelerine rağmen vokallerin sahneye çekmeyi başardığı hanım kızlarımız performansın tuzu biberi oldu. O zamana kadarki 30-45 dakikalık durağan sayılabilecek performanstan sonra hem seyirci hem de ikili bir anda coştu. Gerçek parti havası vokallerin de dediği gibi o zaman başladı. K&D sonrası ben David Gueatta'yı tercih ettim. Tercihimde de çok mutluyum çünkü ikinci favorim odur. Çadır biraz değil baya kalabalık olsa da Bay Gueatta İbiza'da verdiği özel partileri aratmayacak bir performans gösterdi. Beni hayal kırıklığına uğratan nedense çok garip bir şekilde çok tekdüze bir performans gösteren Felix da Housecat'di. Kendisi herhalde eski İstanbul performanslarından kötü etkilenmiş.

Cumartesi gecesi sahneye çıkan Trentemöller ise bence bütün festivalin en iyisiydi. Kendisi artı gitar ve davulla çalan Danimarkalı, bazılarının beklediği deli başlangıcı yapmadı. Ama derinden gelip tempoyu sürekli yükselterek canlı elektronica nasıl yapılır, seyirci nasıl ele geçirilir gösterdi. Eğer canlı çalmasaydı böyle olacağını zannetmiyorum. Performansı bittiğinde etrafımdaki ortak kanı kendisinin yanlış zamanda sahne almış olduğuydu. Biraz daha geç saatte sahneye çıksaydı verdiği tat çok daha fazla olacaktı. Gelecek sefere inşallah. Daha güzel huzurlu partilere...


www.dancevalley.com

Festivalin fotoğraflarını Galeri bölümümüzde bulabilirsiniz.

Temmuz 2008

sayı:26

Puan: 3.3/5 (Toplam 4 oy)


Yorum sayısı: 0
   



 
Gran Torino
Filmin fragmanı (2:24)
Mustafa
Filmin fragmanı (2:59)
Gavin Rossdale
Love Remains the Same (4:8)
Australia
26 Aralık 2008'de gösterime girecek filmin fragmanı... (1:31)
The Day the Earth Stood Still
Filmin fragmanı (1:50)
Max Payne
Filmin fragmanı (1:31)
Burn After Reading
Filmin fragmanı (1:48)
Harry Potter ve Melez Prens
Filmin fragmanı (1:41)
Babazula'yla kısa bir söyleşi
Murat Ertel ne tür müzik yaptıklarını anlatıyor.. (2:31)
Her Şeye Evet / Yes Man
Filmin fragmanı (1:38)
Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi / The Curious Case of Benjamin Button
Filmin fragmanı (2:34)
Radiohead
House of Cards (4:32)
Ran üyeleriyle bir söyleşi
Karanlık albümünün ardından Cenk Ünnü ve Murat Çelik'le lafladık... (6:25)
Sevgi Fırtınası / Nights in Rodante
Filmin fragmanı (2:26)
Yalanlar Üstüne / Body of Lies
10 Ekim'de gösterime girecek filmin fragmanı (2:27)
Emre Aydın & Gripin
Sensiz İstanbul'a Düşmanım (4:42)
Usher
Love in the Club (6:8)
Terminator Salvation
2009'da gösterime girecek filmin trailer'ı (0:54)
The Kooks
Ooh La (3:40)
tikTak
Vazgeçme (5:6)
Robbie Williams
She's Madonna (5:37)
Lily Allen
Littlest Things (3:17)
30 Seconds to Mars
The Kill (4:49)
Quantum of Solace
7 Kasım 2008'de ülkemizde ve tüm dünyada gösterime girecek filmin fragmanı. (1:46)
Lafee
Heul Doch (3:49)
Jimmy Eat World
Rockstar (3:48)
Guns 'n' Roses
Knocking On Heaven's Door (5:10)
 
Kurt Cobain
R&R: Kings of Leon
Rachel Yamagata
S&C: Lou Reed
S&C: Slash
Ayrıca...
Editörün Yazısı İnternet Özel
Ajanda Soru & Cevap

DİĞER HABERLER

 
Ana sayfa   |   Gündem   |   Rehber   |   Haberler   |   Dosya   |   Yazarlar   |   İnternete Özel   |   Soru & Cevap   |   Konser   |   Albüm   |   Sinema   |   Hotlist   |   Top 10   |   Galeri     RSTV   |   DVD   |  Forum   |   Künye   |   İçindekiler   |   Bize Ulaşın   |   Gizlilik   |   Kullanım Koşulları
 
Copyright © 2006- 2008 - Tüm hakları saklıdır.
GD Gazete Dergi Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım CBG